Sınav döneminde ailenin rolü ne olmalı?
Sınav döneminde ailenin rolü programı kurmak değil, evi öngörülebilir tutmaktır. On dört ile on sekiz yaş arasında çalışma planını gencin kendisi, gerekirse okuluyla birlikte yapar. Aileye düşen iş uyku ve yemek düzenini korumak, kıyas cümlelerinden kaçınmak ve sonucu çabayla konuşmaktır. Sınavdan kaçınma, bedensel belirti ya da umutsuzluk cümleleri eklenirse destek alın.
Deneme sonuçları geldiği akşam evdeki hava değişir. Kimse bağırmaz. Yemek masasında konuşulmayan bir konu durur, siz sormamak için kendinizi tutarsınız, genç de anlatmamak için.
Sınav yılı, ailelerin rolü en çok karıştırdığı yıldır. Eve birden bir program, bir takvim, bir takip çizelgesi girer. Oysa sınav döneminde ailenin rolü çalışmayı yönetmek değildir; evin düzenini korumaktır. İkisi aynı şey gibi görünür, sonuçları birbirinin tersidir.
Sınav döneminde ailenin rolü neden koçluk değil
Liseye ve üniversiteye hazırlanan gençler çoğunlukla on dört ile on sekiz yaş arasındadır. Bu yaşta çalışma planını kurmak, konu eksiğini görmek ve kaynak seçmek gencin kendi işidir. Okulu ve varsa öğretmeni bu işin teknik tarafını zaten biliyor. Ailenin aynı işi ikinci kez yapması iki sonuç doğurur. Birincisi, genç planı sahiplenmez; plan sizin olduğunda ona uymamak da size karşı bir şey hâline gelir. İkincisi, evde çalışmanın konuşulmadığı tek bir saat kalmaz.
Liman benzetmesi şunu anlatır. Gemi denize kendi çıkar, ama döndüğünde suyun sakin olduğu bir yer bulur. Gencin evde aradığı şey de budur. Kahvaltı aynı saatte olsun, odaya girip “kaç soru çözdün” diye sorulmasın, kötü geçen bir denemeden sonra kapı açıldığında ses tonu değişmesin.
Bu kolay değildir, çünkü aile de kaygılıdır. Ebeveynin kaygısı çoğu zaman soru biçiminde çıkar, soru da gence denetim gibi gelir. “Nasıl gidiyor” cümlesi günde üç kez sorulduğunda bir ilgi cümlesi olmaktan çıkar.
Sınav yılında gencin ihtiyacı yanında bir takipçi değil, sonuç ne olursa olsun değişmeyen bir evdir.
Beklenen olan, yakından bakmayı gerektiren
Bu dönemde beklenen tablo şudur:
- Sınav öncesinde gerginlik ve uykuya dalmakta zorlanma
- Deneme sonuçlarının haftadan haftaya dalgalanması
- Sevmediği derse başlamayı erteleme
- Eve geldiğinde bir süre kimseyle konuşmak istememe
Şunlar ise ayrıca ele alınır:
- Bildiği soruyu sınavda boş bırakıp çıkışta hatırlama
- Sınav sabahı karın ağrısı, bulantı ya da ağlama
- Sınava girmekten tümüyle kaçınmak isteme
- Masa başında saatlerce oturup hiç ilerleyemediğini söyleme
- Uyku ve iştahta haftalarca süren belirgin değişiklik
Bu iki listenin arasındaki sınırı sınav kaygısı ve ders çalışma direnci sayfasında ölçütleriyle yazdık.
Evde ne yapılır
Planı gencin kendisi yapsın, siz haftada bir bakın. Pazar akşamı on dakika oturup “bu hafta ne var” diye konuşmak, her akşam soru sormanın yerini tutar. Böylece gence tek bir hesap verme anı kalır, gerisi kendisine ait olur.
Sınavın konuşulmadığı saatler belirleyin. Akşam yemeği ve sonrasındaki yarım saat bunun için uygundur. Bu aralıkta konu yasak değildir, yalnızca sizin tarafınızdan açılmaz. Genç çoğu zaman tam o saatlerde kendi konusunu açar.
Kıyas cümlelerini evden çıkarın. “Kuzenin şu kadar net yapmış” ya da “ablan senin yaşında daha düzenliydi” gibi cümleler çalışma isteğini artırmaz, konuşmayı keser. Karşılaştırma yapılacaksa gencin kendi önceki denemesiyle yapılır.
Uyku ve yemek düzenini siz koruyun. Gece ikiye kadar çalışmak ertesi günün dikkatini götürür. Kaç saat çalışacağı gencin kararıdır, evde bir yatma saatinin bulunması sizin kararınızdır.
Sonuç gününü önceden planlayın. Sonucun açıklanacağı gün nerede olunacağını, ekrana ilk kimin bakacağını ve o akşam ne yapılacağını birlikte kararlaştırın. Beklenmedik bir anda açılan ekran, önceden konuşulmuş bir akşamdan çok daha ağır geçer.
Sonuç konuşması nasıl yapılır
Sonuç günü kurulan ilk cümle, sonraki haftanın tonunu belirler. “Kaç net” diye başlayan bir konuşma gencin aklındaki tek rakamı büyütür. Önce ne hissettiğini sorun, sonra neyin işe yaradığını ve neyin yaramadığını birlikte bakın. Rakam o konuşmanın içinde zaten geçecektir.
Sınav döneminde ailenin rolü en çok bu konuşmada belli olur. İyi geçen bir denemeden sonra da aynı ölçü geçerlidir. Yüksek sonucu büyük bir kutlamaya çevirmek, bir sonraki denemeyi düşüşe çevirir. Övgü sonuca değil çabaya verildiğinde, sonuç düştüğünde de ayakta kalır. On bir yaşından sonra gencin ailesiyle kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ergenlik belirtileri yazısında ayrıntılı anlattık.
Ne zaman başvurulur
Ölçüt tek bir kötü deneme değil, sürenin uzunluğu ve bedenin verdiği tepkidir. İki haftadan uzun süren uyku bozulması, sınav sabahlarının düzenli olarak karın ağrısıyla başlaması, bildiğini sınavda kullanamama ya da sınavdan tümüyle kaçınma isteği varsa bir görüşme planlayın. Gencin konuşmalarında umutsuzluk ifadeleri belirmeye başladıysa beklemeyin.
Görüşmede kaygının hangi anlarda yükseldiğine ve hangi bedensel işaretlerle göründüğüne bakıyoruz. Ailesiyle birlikte çalışma düzenini, mola aralıklarını ve evdeki beklenti dilini gözden geçiriyoruz. Asıl zorlanma evdeki konuşma düzeninde ise ergen ve aile ilişkisi sayfasına da bakabilirsiniz.
Balıkesir’deki merkezimizde bu çalışmayı çocuk ve ergen danışmanlığı kapsamında yürütüyoruz. Son haftalarda evde neyin değiştiğini birkaç satır not alıp randevu sayfasından yazın, ilk görüşmede birlikte bakalım.
Bu konuyu birlikte konuşalım
İlk görüşme yaklaşık 50 dakika sürer ve ebeveynle yapılır. Çocuğun katılacağı görüşme sonrasında planlanır.
Randevu alın
