Çocuğum akran zorbalığını anlatmıyorsa nasıl anlarım?
Altı ile on iki yaş arasındaki çocuk akran zorbalığını çoğu zaman anlatmaz; durumu davranış değişikliğinden anlarsınız. Okula gitmek istememe, sabah karın ağrısı, eşyaların sık kaybolması, okul dönüşü belirgin sessizlik ve kendini arkadaşları arasında değersiz anlatma dikkat edilecek işaretlerdir. Bu işaretler birkaç hafta birlikte sürüyorsa konuyu sakin bir anda açın ve okulla görüşün.
Çocuk okuldan döner, çantasını kapının yanına bırakır, “iyiydi” der ve odasına geçer. Birkaç haftadır aynı cevap gelir. Sofrada hiçbir arkadaşının adı geçmez, hafta sonu kimseyi eve çağırmak istemez, sabahları karnı ağrır.
Akran zorbalığı yaşayan çocukların çoğu durumu kendiliğinden anlatmaz. Bunun nedeni size güvenmemesi değildir. Anlatmak utandırır, anlattığında okulda işlerin daha da kötüleşeceğinden korkar, bazen de yaşadığı şeyin bir adı olduğunu bilmez.
Çocuk akran zorbalığını neden anlatmaz
Altı ile on iki yaş arasında sınıf, çocuğun dünyasının merkezidir. Orada kurduğu dengeyi bozacak her adım ona pahalı görünür. Durumu eve taşırsa sınıfta şikâyetçi konumuna düşmekten, grubun tamamen dışında kalmaktan çekinir.
Bir de yetişkinin tepkisini hesaplar. Çoğu ebeveyn duyduğu anda telefona sarılır, ertesi sabah okula gider, konuyu büyütür. Çocuk bu zinciri önceden görür ve susmayı daha güvenli bulur. Sustuğu sürece de durum kendi başına çözülmez.
Burada bir ayrım gerekir. Arkadaş tartışması ile akran zorbalığı aynı şey değildir. Tartışma karşılıklıdır, taraflar değişir ve birkaç gün içinde biter. Zorbalık ise tekrarlar, taraflar arasında güç farkı vardır ve çocuk kendini koruyamaz.
Çocuk anlatmadığı için iyi olduğunu düşünmeyin; anlatmamak çoğu zaman utanmanın ve işlerin daha da kötüleşeceği korkusunun işaretidir.
Olağan olan, yakından bakmayı gerektiren
Bu yaşta şunlar olağandır:
- Arkadaş grubunun dönem içinde değişmesi
- Bir tartışmanın ardından birkaç gün konuşmama
- Yeni bir sınıfta bir süre kenarda kalma
Şunlar ise yakından bakmayı gerektirir:
- Sabahları karın ağrısı yakınması ve okula gitmek istememe
- Kalem, mont, su matarası gibi eşyaların sık kaybolması ya da zarar görmesi
- Nereden geldiği açıklanamayan morluklar ve yırtıklar
- Okul dönüşü belirgin sessizlik, uykuda ve iştahta değişiklik
- Kendini arkadaşları arasında değersiz anlatması
- Telefonu eline aldıktan sonra yüz ifadesinin değişmesi
İki listenin arasındaki sınırı ölçütleriyle akran ilişkileri ve akran zorbalığı sayfasında yazdık.
Konuyu nasıl açarsınız
Soruyu daraltın. “Okul nasıldı” sorusunun cevabı her zaman “iyi” olur. Bunun yerine günün en iyi ve en zor anını sorun. Dar soru, çocuğa cevaplayabileceği bir boyut verir.
Yan yana konuşun. Arabada, mutfakta bulaşık kurularken ya da yürürken açılan konu daha kolay ilerler. Göz göze gelmeden konuşmak çocuğun üzerindeki yükü azaltır.
İlk tepkinizi tutun. “Kim yaptı, hemen okula gidiyorum” cümlesi konuşmayı orada bitirir. Önce dinleyin, ne yapacağınıza çocuğun da haberi olacak biçimde birlikte karar verin.
Not alın. Tarih, yer, kimlerin olduğu ve ne yaşandığı. Okulla yapacağınız görüşme bu notlarla somut ilerler, “galiba birkaç kez olmuş” cümlesiyle ilerlemez.
Okulla suçlu aramadan görüşün. Sınıf öğretmeninden ya da rehberlik servisinden randevu isteyin, notlarınızla gidin ve çocuğunuzun güvenliği için atılacak adımları konuşun. Alınan kararları birkaç hafta sonra yeniden gözden geçirin.
“Karşılık ver” demenin sonucu
Bu cümle hızlı ve haklı gelir. Çoğu zaman ise çocuğu ikinci kez yalnız bırakır. Güç farkı zaten ona karşıdır; karşılık vermeyi denediğinde ya daha ağır bir şeyle karşılaşır ya da olayın görünen tarafı olduğu için ceza alan o olur.
Çocukla tek bir cümle ve tek bir hareket çalışın: “Bunu yapma” deyip oradan uzaklaşmak, sonra hemen bir yetişkine söylemek. Bunu evde birkaç kez sesli olarak tekrarlayın. Hazırlanmış tek bir cümle, o anda akla gelmeyen onlarca cümleden daha çok işe yarar.
Zorbalık okul çıkışında bitmiyorsa, yani gruplar ve paylaşımlar üzerinden akşam da sürüyorsa konuyu ekran tarafıyla birlikte ele almak gerekir. Bunun için kural ve sözleşme düzenini ergenlerde sosyal medya kullanımı üzerine yazdığımız yazıda anlattık.
Ne zaman başvurulur
Ölçüt tek bir olay değildir. Okula gitmek istememe ve sabah karın ağrısı üç haftayı geçtiyse, eşyaları sürekli kayboluyorsa ya da çocuk kendinden değersiz biri gibi söz etmeye başladıysa bir görüşme planlayın. Fiziksel zarar, tehdit ya da çevrimiçi ortamda yayılan bir paylaşım varsa beklemeyin; aynı hafta hem okul yönetimiyle hem bizimle görüşün.
İlk görüşmede olayların sıklığını, nerede geçtiğini ve çocuğun kendini nasıl anlattığını birlikte ele alıyoruz. Çocukla, güvende hissedeceği bir ortamda ve suçlamadan konuşuyoruz. Ailenin okulla yapacağı görüşmeye hazırlanmasına yardımcı oluyoruz. Çocukla kendini ifade etme ve sınır koyma becerileri üzerinde çalışıyoruz; bunu Balıkesir’deki merkezimizde çocuk ve ergen danışmanlığı kapsamında yürütüyoruz.
Son haftalarda evde neyin değiştiğini ve çocuğunuzun hangi günlerde okula gitmek istemediğini birkaç satır not alıp randevu sayfasından yazın, ilk görüşmede birlikte bakalım.
Bu konuyu birlikte konuşalım
İlk görüşme yaklaşık 50 dakika sürer ve ebeveynle yapılır. Çocuğun katılacağı görüşme sonrasında planlanır.
Randevu alın
