Çocukta vurma ve ısırma neden olur?
Çocukta vurma ve ısırma, iki ile dört yaş arasında çoğu zaman duygunun sözle ifade edilememesinden kaynaklanır. Çocuk henüz “kızdım” diyemediği için elini kullanır. Kelime dağarcığı genişledikçe davranışın seyrelmesi beklenir. Beş yaşından sonra sıklaşıyorsa, kendine ya da başkasına zarar veriyorsa ve hem evde hem kreşte tekrarlanıyorsa bir değerlendirme görüşmesi planlanmalıdır.
Parkta bir oyuncak yüzünden itiştiler, sonra çocuğunuz elini kaldırdı. Etraftaki bakışları da içinizde yükselen utancı da tanıyorsunuz. Eve dönerken aklınızdaki soru aynı kalıyor: bu geçecek mi, yoksa bir şeyi mi kaçırıyoruz.
Çocukta vurma ve ısırma, iki ile dört yaş arasında sık karşılaştığımız davranışlardır. İtme de aynı kümeye girer. Bu davranışların ortaya çıkması, çocuğun kötü niyetinden ya da evdeki düzenin bozukluğundan gelmez. Kaynağı çoğu zaman daha sade bir yerdedir: duygu büyük, kelime az.
Çocukta vurma ve ısırma neden olur
İki yaş civarında duygular hızlanır, dil ise onlara yetişemez. Çocuk kızdığında, sıkıldığında ya da bir şeyi geri istediğinde bunu söze çevirecek kelimelere henüz sahip değildir. Elini kullanmak o an elindeki tek araçtır ve işe yarar: oyuncak geri gelir, itilen çocuk geri çekilir, yetişkin hemen koşar.
Isırma biraz farklı durur. İki yaş öncesinde ağız, çocuğun dünyayı tanıdığı yerdir; diş çıkarma dönemi de üstüne binince ısırma sıklaşır. Üç yaşa doğru azalması beklenir. Kelime dağarcığı genişledikçe davranışın seyrelmesi kuraldır; konuşmaya başlayan çocukta vurma sıklığı çoğu zaman kendiliğinden düşer. Dil basamaklarında geriden gelen çocuklarda bu düşüş gecikebilir. Konuşma ve dil gelişiminde gecikme sayfasında hangi ayda ne beklendiğini yazdık.
Bir başka kaynak da yorgunluk ve açlıktır. Akşamüstü saatleri, uykunun bölündüğü haftalar, kardeş doğumu ya da kreşe yeni başlamak gibi değişimler davranışı bir süreliğine artırır.
Vurmak bu yaşta bir karakter işareti değil, henüz kurulamayan bir cümlenin yerine geçen harekettir.
Normal olan, dikkat edilecek olan
Beklenen tablo şöyle görünür:
- İki ile dört yaş arasında, özellikle yorgunluk ve açlık anlarında çıkan kısa tepkiler
- Oyuncak paylaşımı sırasında itme ve geri alma çabası
- Diş çıkarma döneminde ısırma
- Kardeş doğumu, taşınma, kreşe başlama gibi değişimlerde birkaç haftalık artış
Yakından bakmayı gerektiren işaretler ise şunlardır:
- Davranışın beş yaşından sonra sıklaşarak sürmesi
- Kendine zarar veren vurma
- Bir öfke anının yarım saati aşması
- Aynı davranışın hem evde hem kreşte tekrarlanması ve arkadaş ilişkilerini bozması
- Aylardır görülmeyen bir davranışın birdenbire başlaması
O anda ne yapılır
Araya girin, açıklamayı sonraya bırakın. Elini tutup sakin bir sesle “vurmak yok” deyin, sonra iki çocuğu birbirinden ayırın. Yoğun duygu anında uzun cümle çocuğa ulaşmaz.
Sesinizi yükseltmeyin. Bağırarak verilen tepki, davranışın ilgi getirdiğini gösterir ve tekrarını kolaylaştırır.
Önce zarar göreni görün. İtilen ya da ısırılan çocukla ilgilenin, kendi çocuğunuzu o anda uzun uzun sorgulamayın. Böylece davranışın kime ne yaptığını sözle değil sırayla anlatmış olursunuz.
Çocuğu ortamdan kısaca alın. Oyun köşesinden bir iki dakika uzaklaşmak, duygunun düşmesine yer açar. Bu bir ceza değil, ara verdirmedir.
Vurmayı vurmayla karşılamayın. Çocuğa vurarak ya da ısırarak “nasıl acıdığını göstermek” davranışı ortadan kaldırmaz, yalnızca kimin daha güçlü olduğunu öğretir.
Sonrasında ne konuşulur
Konuşma, öfke düştükten sonra başlar. Çocuk ağlarken ya da hâlâ gerginken kurulan cümleler kayıp gider. Yarım saat sonra, sakin bir anda, oyuncakları birlikte toplarken konuşmak daha iyi sonuç verir.
Üç cümlelik bir sıra çoğu evde işi görür. Önce duyguyu adlandırın: “Arabanı aldığında çok kızdın.” Sonra sınırı kısa tutarak tekrar edin: “Kızabilirsin, vurmak yok.” En sonda yerine ne konacağını söyleyin: “Kızınca bana gel, ben yardım ederim.” Bu sıranın her seferinde aynı kalması, çocuğun kuralı akılda tutmasını kolaylaştırır.
Uzun sorgulama bu yaşta iş görmez. “Neden vurdun” sorusuna iki yaşındaki bir çocuğun verebileceği bir cevap yoktur; kendi davranışının nedenini henüz kendisi de bilmez. Soru sormak yerine olanı tarif edin.
Özür de zorla söyletilmez. Çocuk hazır değilken ağzından çıkan “özür dilerim” ezberden ibaret kalır. Bunun yerine onarımı gösterin: buz getirmek, oyuncağı geri uzatmak, elini tutmak. Davranışla yapılan onarım bu yaşta sözden daha çok tutar.
Kreşte de oluyorsa
Öğretmenin akşam kapıda söylediği cümle çoğu ebeveyni zorlar. İlk iş, davranışı tek başına değil bağlamıyla öğrenmektir: hangi saatte oldu, öncesinde ne vardı, yanında kim vardı. Kreşteki tepkiler çoğu zaman belirli bir saate toplanır; öğle öncesi yorgunlukta ya da kalabalık oyun köşesinde.
Evle kreş arasında tek bir dil kurulması işi hızlandırır. Siz “vurmak yok, istersen bana gel” diyorsanız, öğretmenin de aynı cümleyi kullanması çocuğun kafasındaki kuralı sadeleştirir. Birbirinden farklı iki tepki, çocuğu hangisinin geçerli olduğunu denemeye götürür.
Bir de kayıt tutmanızı isteriz. Bir hafta boyunca gün, saat, öncesinde olan ve sonrasında yapılan tek satırla not edilir. İlk görüşmede bu kâğıt bizim en çok işimize yarayan şeydir.
Ne zaman başvurulur
Ölçüt süre ve şiddettir. Çocukta vurma ve ısırma dört haftadan uzun sürüyorsa ve bu süre içinde seyrelmiyorsa, bir öfke anı yarım saati aşıyorsa, çocuk kendine zarar veriyorsa ya da kreşten düzenli olarak aynı geri bildirim geliyorsa bakmanın zamanı gelmiştir. Beş yaşından sonra süren vurma da ayrıca değerlendirilir. Öfke nöbetleri ve sınırlarla ilgili zorlanmalar sayfasında hangi işaretin beklenen, hangisinin yakından bakmayı gerektiren olduğunu listeledik.
Biz önce ebeveynle konuşuyoruz. Tetikleyicileri ve verilen tepkileri birlikte çıkarıyor, evde tutarlı bir sınır dili ve öngörülebilir bir gün düzeni kuruyoruz. Çocukla oyun temelli görüşmelerde duyguyu adlandırma ve bekleyebilme becerisi üzerinde çalışıyoruz. Bu görüşmelerin nasıl yürüdüğünü ebeveyn danışmanlığı sayfasında adım adım anlattık.
Balıkesir’deki merkezimizde bu yaş grubuyla sık çalışıyoruz. Bir haftalık kaydınızı çıkardıysanız randevu sayfasından yazın, ilk görüşmede birlikte bakalım.
Bu konuyu birlikte konuşalım
İlk görüşme yaklaşık 50 dakika sürer ve ebeveynle yapılır. Çocuğun katılacağı görüşme sonrasında planlanır.
Randevu alın
